NESRİN ARTAN ERİŞ
Nesrin Artan Eriş kimdir? Bize kendinizden biraz bahseder misiniz?
1972 Kars doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ankara'da tamamladım. 1990'da Hacettepe Üniversitesi Sağlık Teknolojisi Yüksek Okulu Beslenme ve Diyetetik Bölümünde Üniversite eğitimime başladım. 1994 yılında mezun oldum. İlk işim İstanbul'da bir zayıflama merkezi oldu. Daha sonra bir güzellik merkezinde diyetisyen olarak başladım. Bundan sonraki tüm mesleki kariyerimi bu güzellik merkezi ile beraber geliştirdim ve aynı merkezde mesleğimi sürdürmekteyim.
2002'de yine Hacettepe Üniversitesi Sağlık Teknolojisi Yüksek Okulu Beslenme ve Diyetetik Bölümünde yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Bu süreçte bazı internet sitelerinde, özel bir diyaliz merkezinde ve yine özel bir hastanede diyet danışmanlığı yapıyorum.
Hamilelikte beslenmenin önemi konusunda annelere neler söylemek istersiniz?
Çocukların sağlıklı olarak doğması, annenin dengeli ve yeterli beslenmesi ve bu beslenme ile bebeğin doğum ağırlığı, beyin gelişimi, intrauterin ölüm, prematüre doğum ve preeklemsi arasındaki ilişkiler çeşitli araştırmalarla kanıtlanmıştır.
Gebelik ve emziklilik her kadın için doğal bir olaydır. Ancak gebelikte kadının normal metabolizmasında bebeğin fetal gelişiminin getirdiği değişiklikler oluşur. Halk arasında bilinenin aksine gebelikte fazla beslenme de yetersiz beslenme kadar anne ve bebek sağlığına zarar verir.
Gebelik süresince alınan aşırı kilolar; zor doğum ya da sezaryanla doğum, postmatürasyon (doğum tarihinin gecikmesi), fetusta mekonyum aspirasyonu (bebeğin bağırsaklarındaki ilk dışkının yutulması) gibi anne ve bebek için riskli durumlara neden olabilir. Annelerin gebelik süresince yetersiz kilo almaları bebeğin düşük doğum ağırlıklı doğma riskini arttırırken annede de bazı sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Gebelikte artan gereksinmelerin karşılanmaması durumunda, annede ağırlık azalması ya da yetersiz kilo alımı, anemi, diş çürükleri, osteomalesi gibi hastalıklar ortaya çıkabilir. Yetersiz ve dengesiz beslenen gebelerde toksemi (kan zehirlenmesi) görülme riski arttığı gibi; yetersiz protein alımına bağlı ödem de oluşabilir.
Gebelikte fetusun büyüme ve gelişmesi, ihtiyaç duyduğu besin öğelerini plasenta aracılığıyla anneden alması ile olur.
Kadının çalışma yaşamına atılması, eğitiminin uzaması, ilk gebeliğini geç yaşayan kadınların sayısında artışa neden olmuştur. Bu yaş grubundaki kadınlarında kişisel ayrıcalıkları değerlendirilip beslenme durumları saptanmalı; hipertansiyon, gestasyonel diyabet, sezeryanla doğum gibi riskler açısından değerlendirilerek günlük enerji alımı belirlenmelidir.
Gebelik döneminde enerjiyle birlikte protein, karbonhidrat, yağ gereksinimleri artmakta; diyetle alınan demir, kalsiyum, çinko, iyot, folikasit, B vitaminleri, A vitamini, D vitamini, C vitamini miktarlarında kişiye özel eklemeler yapılması gerekebilmektedir. Bu gereksinimler karşılanmazsa ölü doğum, zihinsel ve bedensel özürlü bebek doğumu, düşük doğum ağırlıklı ya da premature (erken doğum) bebek doğumu gibi hiç istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.
Emzirme döneminde beslenme nasıl olmalıdır?
Büyümenin en hızlı olduğu yeni doğan döneminde, bebeğin yaşantısında en önemli şey beslenmedir. Anne sütü bebeğin sağlığı, tüm besin öğeleri gereksinimlerini karşılaması, kolaylıkla sindirilebilir ve enfeksiyonlara karşı koruması açısından yeri doldurulamaz bir besindir. Anne sütü doğumdan sonraki ilk 1 saatlik süre içinde, su dahil hiçbir ek besin olmaksızın bebeğe verilmelidir.
Başarılı bir emzirme için yeterli ve dengeli beslenme çok gereklidir. Emzirmede annenin sağladığı süt, beslenmesinin bir ürünüdür. Emziren bir annenin beslenmesindeki amaç kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılayarak, vücudundaki besin yedeğini dengede tutmak ve salgılanan sütün gerektirdiği enerji ve besin öğelerini karşılamaktır. Emzirme döneminde annenin besin tüketimine yapılacak ekler bebeğin ve annenin durumuna göre değişmektedir.
Emzikli kadınlar için artan enerji, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral gereksinimleri belirlenirken kişisel ayrıcalıklar da göz önüne alınmalıdır.
Ayrıca unutulmamalıdır ki, annenin aldığı besinlerin görüntüsü sütün içeriğine yansımaktadır.
Bu dönemde beslenmenin bilinçli bir şekilde yeterli ve dengeli planlanması bebeğin sağlıklı gelişimini ve annenin süt veriminin artmasını sağlayacaktır. Bu dönemde beslenme açısından profosyonel bir destek; bebeğin ileride sağlıklı bir yetişkin olması için atılan önemli bir adımdır.
|