Bebeğiniz

Çocuklarda Baş Ağrısı
Baş ağrısının sadece yetişkinlerde olduğu düşünülse de, küçük yaştaki bir çok çocuğun da baş ağrısı çektiği kanıtlanmıştır. Ortalama 5-15 yaş arası çocuklarda görülen ağrılar, kronik olarak karşımıza çıkabiliyor.

Baş ağrısı, çocuklarda mutlaka ciddiye alınmalı ve bir doktora başvurulmalıdır. Özellikle günümüz şartlarındaki okul çağı çocuklarında % 5'inde migren görüldüğü de açıklanmıştır.

Büyük çocuklar baş ağrısını tanımlayabilirken, küçük çocuklar tanımlayamadıkları bu durumu anlatamayabilirler. Onların hal ve hareketlerinden çıkarılması gerektiğinden, çocukları iyi gözlemlemek oldukça önemlidir. Baş ağrıları, tek bir hastalık olarak ya da başka bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkabilmektedir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında doktora gitmeden önce çocuğu iyi izlemek ve bazı soruları kendi içinizde cevaplamanız gerekmektedir. Bu şekilde hem doktor daha kolay teşhis koyabilecek, hem de zamandan kazanılmış olacaktır.

Cevaplanması ve takip edilmesi gereken sorular şunlar olmalıdır:

Ağrının şiddeti hafif mi yoksa ağır mı seyrediyor?
Baş ağrısı olduğunda çocuk tek tarafını yoksa her iki tarafını mı gösteriyor?
Günün hangi saatlerinde şikayetler başlıyor?
Hangi hava şartlarında ortaya çıkıyor?
Zihinsel bulanıklılık yaşanıyor mu?
Sürekli bir uyku hali ve halsizlik var mı?
Baş dönmesi oluyor mu?
Belli yemeklerden sonra başı ağrıyor mu ya da iştahsızlık var mı?
Kusma ve ateş var mı?
Ense sertliği ya da boyun tutukluğu var mı?
Uykusuzluk çekiyor mu ya da gece ağlayarak uyanıyor mu?
Baş ağrısı haricinde başka şikayetler var mı?
Baş ağrısı ne kadar süre ile devam ediyor?
Başını son günlerde bir yere vurdu mu ya da ciddi bir düşme atlattı mı?

Bu soruların cevapları gözlemlendiğinde, doktorun rahatsızlığa bakışı daha kolay olacak daha net cevaplar verebilecektir. Baş ağrısında özellikle, ateş, kusma, baş dönmesi ve boyun tutukluğu bir arada yaşanıyorsa mutlaka doktora götürülmeli ve diğer sorunlardan hangileri yaşanıyorsa söylenmelidir. Başağrısı; kafa travması, beyin tümörü, menenjit, lösemi kökenli olup olabileceğinden, hiç bir zaman küçümsenmemeli ve takip altına alınmalıdır.

Uzmanlara göre baş ağrısını oluşturan nedenler şunlar olabilmektedir:

Gerilim ağrıları : Stres, üzüntü, sıkıntı, depresyon ve sinirlilik hallerinde ortaya çıkan baş ağrılarıdır. Genellikle okul yaşantısında ya da evde yaşanan huzursuzluklarda ortaya çıkmaktadır. Oyun oynarken, eğlenirken, gezerken ve dinlenirken rastlanmaz.
Bedensel bozukluk : Göz bozuklukları, burun tıkanıklıkları gibi bedensel arazlar ya da problemler başağrılarına sebep olabilmektedir.
Damarsal ağrılar : Baş bölgesi ve çevresindeki damarlarla ilgili problemlerde ortaya çıkar. Migren de bunlardan biridir. Kan damarlarında genişleme sinirlere baskı uygulayarak zonklama tarzında ağrıya neden olur.
Kafa içi ağrıları : Beyin türleri, hematom ve buna benzer durumlarda ortaya çıkan ağrılardır. Kafa içi basıncınını etkiler ve ciddi ağrılara neden olur.
Hastalık ağrıları : Göz, kulak, burun, diş, sinus, idrar yolu iltihaplanmaları, alerjik problemler ya da çeşitli enfeksiyonlar başağrılarına sebep olabilirler.
Beslenme ağrıları : Düzensiz beslenme, çok fazla abur cubur tüketimi ve yeterli vitamin alınmaması sonucuda ortaya çıkmaktadır. Bazı yiyecek türleri de tetikleyici olabilir.
Kafa travmaları : Düşme, çarpma ya da dayak yeme sonucunda oluşan problemlerden kaynaklanan ağrılardır.

Baş ağrılarında tedaviye ancak klinik testler sonucunda başlanır. Tedavide, doktorun önerdiği ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır. Bunun yanında, baş ağrılarında çoğu kez karartılmış bir odada istirahat ya da temiz havada bir yürüyüş iyi gelmektedir. Parlak ve titrek ışıklar, gürültü, sinema, televizyon, keskin kokular ağrıları tetikleyebilmekte ya da daha ağır seyretmesini sağlamaktadır. Fiziksel veya ruhsal gerginliklerden uzak durmak, çok sıcakta ve soğukta kalmamak hastayı rahatlatabilir.

Bu yazı 6.110 kez okundu.