Hamilelik

Doğum Sonrası
Yaklaşık 40 hafta süren hamilelik döneminde annenin vücudunda bir çok değişiklikler meydana gelir. Doğum sonrasında ise, hamilelik dönemi biter ve vücut eski haline dönmek için çalışmalara başlar.

Bütün ailenin odak noktası anne adayı iken, şimdi gözler yeni doğmuş küçük aile üyesine çevrilmiştir. Bu süreçte aile üyeleri ve yeni anne kendilerini unuturlar ve bebekle ilgilenmeye başlarlar. Oysa, en az bebek kadar onu dünyaya getiren annenin sağlığı da çok önemlidir. Onun sağlığı ve rahatı emzirmekte olduğu bebeğini de etkilemektedir.

Yeni anne, doğumdan sonra yaklaşık 40 gün kadar süren yeni bir döneme girer. "Lohusalık Dönemi" olarak adlandırılan bu süre içinde annedeki fizyolojik ve psikolojik değişimler eski halinde dönmeye başlar. Doğumdan sonraki ilk saatler önemlidir ve tansiyon, nabız ve kanama miktarı kontrol altında tutulmalıdır. Aşırı kanama, halsizlik, baygınlık ve uyuklama hali mutlaka doktora bildirilmelidir.

Doğum sonrası belirgin olarak fark edilebilen ilk değişiklik rahmin eski haline dönmesidir. "Rahim İnvolüsyonu" olarak adlandırılan bu durum, rahmin doğumdan hemen sonra hamilelik öncesi durumuna dönerek küçülmesidir. Yaklaşık 6 hafta süren bu geri dönüşüm sırasında ilk haftalarda ağrılar hissedilebilir. Özellikle bebeği emzirirken salgılanan hormonlara bağlı olarak rahim kasılması sonucu kasık ve karın bölgelerinde ağrılar oluşabilir. Bunlar vücudun normale dönmekte olduğunu gösterir. Ağrıların çok yaşandığı anlarda, doktorun önerdiği ilaçlar kullanılabilir.

Hamilelikte vücudun topladığı su, sık sık idrara çıkarak vücuttan atılır. Dolayısıyla bu normaldir ve sık idrar yapmak idrar yolları enfeksiyonu riskini azalır. Yine bu dönemde bol su tüketmek gereklidir. Doğum sonrasında başlayan kanama ilk başlarda açık renkli ve çoktur. Daha sonra koyulaşıp yoğunlaşabilir. Bebek anneyi emiyorsa bu kanama dönemi daha kısa sürmektedir. Enfeksiyon riski nedeniyle, tampon yerine pedler kullanılmalı ve sık sık değiştirilmelidir. Ayrıca bağırsakları çalıştırmak için, doğumdan sonraki günlerde hemen ayağa kalkıp yürümek bağırsak hareketlerini hızlandırır.

Doğumdan sonra, özellikle ilk günlerde yorulmamalı ve daha çok dinlenilmelidir. Aksi takdirde kanama ve ağrılarda artış yaşanabilir. Yüksek ateş görüldüğünde doktora danışmak gerekir. Doğum sonrası gece terlemeleri ve emzirirken ateş basmaları olabilir, normaldir. Hamilelik sırasında fazla hareket yapılmaması sonucu zayıflayan kaslar doğum sonrasında bel ağrısına neden olabilir. Egzersiz yapmakla bu ağrılar ortadan kalkabilir. Ayrıca fazla kilolar da ağrıya neden olur. Bu nedenle doğum sonrasında aşırı kilo almamaya ve dengeli beslenmeye dikkat etmek gerekir.

Doğum sonrası ilk aylar yani bebek sadece anne sütüyle beslendiği süre içinde anne yeterli ve dengeli beslenmeli, aşırı ya da yetersiz beslenmeden kaçınmalıdır. Unlu, yağlı ve şekerli kalorisi yüksek olan besinler aşırı yenmemelidir. Bu tip gıdalar süt yerine kilo yapmaktadır. Günde en az 3 litre sıvı tüketmelidir. Ancak çay kahve gibi süt verimini azaltan içecekler yerine su,süt, meyve suyu, ıhlamur gibi içecekler tercih edilmelidir. Yeterli miktarda vitamin ve minerallerin sağlanması için her öğünde taze sebze ve meyve tüketmelidir.

Yeni anne, psikolojik olarak da bazı değişiklikler yaşamaktadır. Onun için bebeğe alışmak kolay değildir. Birdenbire artan sorumluluklar nedeniyle endişe duyabilir. Bebeğine en iyi şekilde bakmayı başarabilmeyi isteyecektir. Dolayısıyla, doğum sonrası ilk günlerde bazı kadınlar nedensiz üzülebilir, aniden ağlamaya başlayabilir. Her konuda endişe duyabilir ve destek arayışlarına girebilir. Özellikle emziriyorsa bu tür inişli çıkışlı duygulara vücuttaki hormonal değişiklikler de sebep olmaktadır. Bunlar normaldir ve bu anlarda yakındaki bir kişiyle konuşmak ya da bebeğe sarılarak onunla ilgilenmek bu endişeleri hafifletmektedir.

Doğumla birlikte memelerinde esas görevi başlar. Memeler büyür ve sertleşir. Bu değişim süreci içinde ağrılar ve çatlaklar meydana gelebilir. Bu nedenle uygun sütyen kullanmak, hijyene önem vermek ve doktorun önerdiği çatlak önleyici kremleri sürmek çözüm olmaktadır. Ayrıca, anne sütünün içinde yağ ve koruyucu maddeler olduğundan meme başını temizlemek için anne kendi sütünü kullanabilir. Emzirmenin başlangıcında memeler acıyabilir. Bebek doğru emiyorsa bu acı giderek azalır ve bebek emdikçe tümüyle geçer.

Doğum sonrası dikkat edilecekler:

Kanama çok artarsa, ateş çıkarsa, akıntı kötü kokuyorsa doktora başvurulmalıdır.
Fazla ayakta durmak, yatmamak dikişlerin iyileşmesini geciktirir. Ağrıya neden olur.
Dikiş yerlerinde kızarıklık, akıntı ve şişme varsa doktora gidilmelidir.
Kanamanın azaltılması için karın masajı yapılabilir.
Yanma tarzında idrar şikayetleri olursa yine doktora bildirilmelidir.
Lohusalıkta, zayıflama diyeti uygulanmamalıdır. Unlu ve yağlı besinlerden fazla yememeğe dikkat etmek yeterlidir.
İlk yıkanmalar ayakta duş şeklinde yapılmalıdır.
Meme başındaki çatlaklar kötüleşir ve emzirmeye olanak vermeyen bir hal alırsa doktora başvurulmalıdır.
Memede 4 - 5 saatten fazla sütün kalmasına ve yumrular yapmasına izin verilmemelidir.
Bol elbiseler, yürürken ve ayakta dururken rahat terlikler giyilmelidir.
Doğum sonu kanaması bittikten ve hazır hissedildiğinde cinsel ilişkiye başlanmalıdır.
Doğum sonrası sarkmalara karşı karnı sarmanın veya korse kullanmanın yararı yoktur. Bunu engellemenin en iyi yolu doğum sonrası egzersizleridir.
Demir hapı almaya devam edilmelidir. Hamilelik süresince vücutta azalan demir depoları dolduğu gibi aynı zamanda süt yoluyla bebeğin demir gereksiniminin bir kısmı karşılanacaktır.

Bu yazı 18.424 kez okundu.