Hamilelik

Hamilelikte Tetanoz Aşısı
Hamilelik döneminde bir çok aşı sakıncalıdır ama tetanoz aşısı bu dönemde yapılabilen aşılardandır. Anne adaylarına yapılan tetanoz aşısı, doğum sırasında anne ve bebeğin öldürücü hastalıktan korunması açısından son derece önemlidir.

Halk arasında çok iyi bilinen bu hastalık, 'clostridium tetani' olarak adlandırılan bakterinin vücuda girmesi ile gelişir. İstemsiz kas kasılmaları ve solunum yetmezliğine neden olan bir enfeksiyondur. Tetanoz sadece 'paslı çivi' ya da 'küflü teneke'de bulunmaz. Kişiden kişiye bulaşmaz. Doğada yaygın olarak bulunur. En çok da toprakta bulunur ve toprakla uğraşan kişilerin bu mikrobu almaları kaçınılmazdır. Bir iğne deliğinden ya da çizikten bile girebilen bakteri, çivi veya bıçak gibi aletlerin meydana getirdiği derin yaraları, kesikleri daha çok tercih eder.

Tetanoz mikrobu; toprakta, nemli ortamda, küflü yerlerde, ev-ameliyathane tozlarında, tuzlu suda, özellikle gübre içerisinde ve oksijensiz ortamda yaşayabilen, ısıya dayanıklı bir mikroptur. Bu mikrobu barındıran yerlerin; vücuttaki herhangi büyük ya da küçük bir açık yaraya temas etmesi ile enfeksiyon gelişmeye başlar. Diğer enfeksiyon hastalıklarına göre tetanoz yüksek oranda öldürücüdür. Ayrıca dış ortam şartlarında oluşturduğu sporlar ile de son derece dayanıklıdır. Genelde trafik kazaları ve doğum gibi büyük olaylarla ya da düşme, çarpma gibi ufak kazalarla bakterinin kana geçerek çoğalması sonucunda görülmektedir. Tetanoz; ameliyatlar, yanıklar, yaralanmalar, sıyrıklar, kulak enfeksiyonları, diş enfeksiyonları, hayvan ısırıkları, kıymık batması, piercing ve dövme sonrasında da ortaya çıkabilir.

Bakteri vücuda girdikten hemen sonra zehirli bir madde salgılar. Bu madde kasları uyarıcı etkidedir. İlk belirtileri; baş ağrısı, huysuzluk, ense sertliği, yutma güçlüğü, çene kaslarında spazm, ateş, terleme, kan basıncı artışı ve kalp hızında artış şeklindedir. Baş bölgesinden başlayarak, vücuttaki diğer kasları etkisi altına alır. Uzun süreli kasılma ve kilitlenmelere neden olur. En çok etkilenen kas grupları çene kaslarıdır. Daha sonra kasılmalar aşağıya iner ve bunlara solunum kasları da eklendiğinde hasta nefes alıp vermez hale gelir. Bakteri vücuda girdiğinde kendini genelde ilk günlerde göstermeye başlar.

Hastalık tüm dünyada yaygındır ve her an bu bakteri ile karşılaşma oranı yüksektir. Tanı ve tedavisi güç ve ölüm oranı yüksek olan tetanozdan en önemli korunma yolu aşı olmaktır. Dolayısıyla, tetanoz önlenebilen bir hastalıktır. Özellikle hamilelik öncesi ya da hamilelik döneminde olmak hem anneyi hem de bebeği koruma altına alır. Kızamık, kızamıkçık, kabakulak, su çiçeği aşısı gibi canlı aşıların hamilelikte yapılması sakıncalıdır fakat tetanoz aşısı canlı mikroorganizma içermediğinden dolayı hamilelikte güvenle yapılabilecek bir aşıdır. Daha önce tetanoz aşısı hiç yapılmamış veya aşı yapılmasının üzerinden 10 yıldan fazla süre geçmiş olan hamilelere tetanoz aşısı yapılması gereklidir.

Gelişmekte olan bir çok ülkede doğum sonrası kordon kesiminde taş, bıçak, ustura gibi kirli ve dezenfekte olmamış aletler kullanılmaktadır. Bu da yeni doğmuş bebeğin ölümüne neden olmaktadır. Yenidoğan tetanozuna yakalanan bebekler normal doğmasına rağmen, doğumdan sonraki 2-30 gün arasında emmeyi bırakırlar ve kaslarındaki kasılmalar sonucu vücutları kaskatı kesilir. Ülkemizde de bu ölümlerin sayısı yüksektir ve bu nedenle bu aşıyı olmak hem anne adayını hem de bebeği doğum ve doğum sonu dönemde tetanoz hastalığından korur.

Tetanoz aşısı yapılan anne adayında oluşan antikorlar bebeğe de geçer ve bebeği yenidoğan döneminde oluşabilecek tetanoz hastalığına karşı koruma sağlar. Doğumdan sonra bebeğe DTB (difteri, tetanoz, boğmaca) aşısı şeklinde üçlü aşı yapılır ve tetanoza karşı bağışıklık sağlanmış olur. Daha sonra tetanoz aşısının 10 yılda bir hatırlatma dozu yapılmalıdır. Tetanoza karşı bağışık hale gelmek için en az 3 doz aşı yapılmalı. Yaralanmalarda da aşısız herkes risk altındadır. Aşının ardından 10 yıl geçmişse risk vardır.

Tetanoz aşısı hamilelikte her dönemde yapılabilir. Bebeğin gelişiminde ilk üç ay önemli olduğundan genelde aşılar üç ay sonrasında, 4-8 hafta arayla toplam 2 doz uygulanmaktadır. Eğer daha önce tetanoz aşıları tam olarak yapılmışsa ve son aşının üzerinden 10 yıldan az süre geçmişse hamilelik döneminde yapılması gerekmez. Tetanoz aşısı koldan enjeksiyon yolu ile yapılır. Kadınlar hamile olsun ya da olmasın, erkeklerde dahil olmak üzere tüm bireyler her 10 yılda bir bu aşıyı yaptırmalıdır.

Tetanoz aşısının uygulanış programı;

1. doz : hamileliğin 4. ayı.
2. doz : ilk dozdan en az 4 hafta sonra.
3. doz : ikinci dozdan en az 6 ay sonra.
4. doz : üçüncü dozdan en az 1 yıl sonra.
5. doz : dördüncü dozdan en az 1 yıl sonra.

Bu yazı 28.513 kez okundu.